2 Ocak 2012 Pazartesi

Mutlu Aşk Yoktur, Peki Mutlu Anne?

Mutlu Aşk vardır.

Ancak, Julian Barnes'ın da dedi
ği gibi, aşk mutluluğun sebebi değildir. Aşk aşktır. Bazen mutlusu, bazen mutsuzu vardır. Bu aşkın suçu değildir. Kişilerin suçu bile olmayabilir. Siz mutlu aşk arayın, belki bulursunuz. "Mutlu aşk yoktur"a inanırsanız, yoktur. Neye inanırsanız o.

Nerden geldim buraya? Bir arkada
şımın dediği bir söz var. "Anne dediğin mutsuz, telaşlı, sürekli panik halde koşturacak kardeşim. Saçını süpürge edecek, fedakar ana olacak. " Hatta biraz abartırsak, yoğurdu kendi mayalamayana, iki günde bir yıkanan çamaşırları ütülemeyen kadına anne bile denmez. Napıyorsun ki bütün gün evde? Bu genel anne algımızmış bizim. Eğer telaşe içinde ordan oraya koşturmuyor ve sürekli endişe etmiyorsan bir arıza var sende. Mutlu, geniş, dinlenmiş ve rahat anneleri fena halde kınıyoruz. Farkında olmadan bazen. Kendi annesi, arkadaşım geniş ve rahat olmaya çalıştıkça fena halde içerleyip, bunu durmadan telaşe memuresine dönüştürecek şekilde hareket ediyormuş. Bir kendinizi sorgulayın. Ben izlerini kendimde gördüm. Ve bundan cidden rahatsız oldum. Bu benim kişiliğimde yok. Ne panik, ne telaşlı bir insanım. Gerçi hala değilim de durduk yerde saçma sapan bir sürü şeyden kendimi suçlu hissettiğimi farkettim.

Dü
şündüm de, ben zaten mükemmel anne olmak istemiyorum. Çocuğunu en iyi yediren, en iyi uyutan, onunla en güzel oynayıp, her işi şıppadanak hallederken, akşam yemeğini de ocağa atıveren filan. Ben mutlu anne olmak istiyorum. Huzurlu, neşeli anne olmak istiyorum. (Bu arada işleri kim yapacak derseniz bilemiycem. Olduğu kadar.) Arada bir hazır gıda vermek dünyanın sonu değil.

Mutluluk aslında tercih meselesi.

Tamamen aynı ko
şullar içinde mutlu ya da mutsuz olmayı tercih edebilirsiniz. Aynı maaşı alıp bolluk içinde, ya da kıtlık içinde yaşayabilirsiniz. Her şey algıda bitiyor.

Beslenme günleri, ek gıda günleri

Sadece anne sütü içilen günler, ne güzel günlermiş :) Ek gıdaya geçince insan bir sürü yeni kavramla tanışmak durumunda kalıyor. Bizim 6. ay programımız şöyle.

Kahvaltı: (Genelde 8-9 civarı)

(Doktorun önerdi
ği)
1 tatlı ka
şığı labne peyniri
1 tatlı ka
şığı pekmez
1 çorba ka
şığı milupa bisküviliİki günde bir yumurta sarısının yarısı.

(Bizim yedi
ğimiz)
1 tatlı ka
şığı labne peyniri
1 tatlı ka
şığı pekmez
¼ yumurtanın sarısı
1 tatlı ka
şığı dövülmüş ceviz
1 çorba kaşığı ek gıda. O da tercihen 8 tahıllı olanlardan.

Tespitlerime göre Deniz çok fazla tuzlu sevmiyor.  Milupa 8 tahılllı Deniz’e iyi geldi.
İçinde aptamil(sütümsü) var, o nedenle ekstra süt koymak gerekmiyor. Bebe bisküvisi olsa sanırım ayrıca bir de süt koymak lazım. Ya aptamil ya da türevi bir şey alacaksın ya da sağacaksın. Ben milupa tercih ettim. Yalnız dikkat edilmesi gereken nokta su miktarı. Biz biraz fazla su koyuyoruz böylece tatlı tadı daha seyreltilmiş oluyor. Deniz o şekilde seviyor. Ben genelde hepsini karıştırıp veriyorum. Arada ayrı ayrı da veriyorum.

Ara Ö
ğün (Genelde 11 civarı)
(Doktorun söyledi
ği)
yok

(Bizim verdi
ğimiz)
Eline meyve: Muz,
şeftali, kayısı, karpuz. Artık ne denk geldiyse...Çok güzel kemiriyor,ama kontrollü J

Ö
ğle Yemeği
(Doktorun söyledi
ği)
Patlıcan ve bakla hariç her çe
şit sebze olabilir, sebze yemeği artı bir kaşık kıyma.

(Bizim verdi
ğimiz)
Ispanaklı,kerevizli,brokolili, patatesli, havuçlu çorba (kıymalı bazen) favorimiz.
Tarhana çorbası, (ilk kez bugün denedik, sevdi)
Kabak, patates, kıyma, domates, pirinç,irmik
Patatesli, havuçlu, mercimek çorba
Ye
şil fasulye, kıyma,

Biraz kombinasyon halinde. Biraz daha pütürlüye geçtik. Benim yakla
şımım şu. Her gün taze pişiriyorum. Buzluğa henüz koymuyorum, vaktim var. Ama eğer yolculuk, gezme gibi olağan üstü bir durum varsa hazır kavanoz maması verebilirim.Daha hiç yedirmedim.

Genelde kendi damak tadıma da uyacak
şekilde pişiriyorum. Biraz içgüdüsel. Ama yani zeytinyağlı pırasa , zeytinyağlı fasulye,  ıspanak , karnıbahar gibisi var mı... Mis misss.

Sebze sevmesini çok önemsiyorum. Zeytinya
ğlı yemek sevmeyen, hep et yemek isteyen çok fazla arkadaşım var. Sebze hem sağlıklı, hem çok lezzetli, kızım bundan mahrum kalsın istemiyorum. Bence yemiyorsa inatla her gün pişirip vermeli. İlla ki alışıyor. Biraz yorucu ve zahmetli ama bir ömür sebze sevecek çocuk yetiştiriyoruz, kolay mı:)

Ara Ö
ğün (5 civarı)
(Doktorun önerdi
ği)
Süta
ş baby mix

Bizim verdi
ğimiz
Milupanın devam sütünden mayaladı
ğım yoğurt

Ak
şam yemeği
(Doktorun önerdi
ği)

Ek besin

(Bizim verdi
ğimiz)
Ak
şama da muz,armut,ceviz ve pekmezli meyve püresi.
Bunların dışında zaten emzirme devam ediyor. Uyanınca süt, aralarda hep süt. Artık pek düzenli değil emzirmeler. Ama 6-7 kere emiyor günde en az. Biraz oyun da oynuyor. Arada gülüyor filan cimcime:P

Annelerimiz inek sütüyle pirinç mamaları yaparlamı
ş. O nedenle formül süt filan insana tuhaf geliyor. Her şeyin doğalı daha iyidir diye.

İşin aslı ben de bilmiyorum.

İşte böyle. Umarım doğru yapıyoruzdur.
Deniz  yiyor, ama aynı şekilde hareketli. Bugün yatmış, ayaklarını bisiklet çevirir gibi çeviriyor. Babası eve kocaman bir oyun alanı yaptı. İstediği noktaya karın üstüne sürünerek, dönerek, popoyu kaldıra kaldıra gidiyor. Tutunca yürür gibi adımlar atıyor. Pek güzel oturuyor. Keyfine diyecek yok. O mutlu ben daha mutlu.

Bu arada yeni besinleri her zaman gündüz ö
ğününde denemeyi de ihmal etmememiz gerekliymiş. Eğer dokunacaksa gündüz dokunsun bir çare bulunsun, gece kusmasın gibi bir mantığı varmış.

Deniz bu arada ka
şıkları elimden kapmaya devam ediyor. Sanırım yakında kendi yiyecek.
İşte böyle...

Kahvaltı Mevzusu

Doktordan çıktığımızda sevgili bana dönüp, söylediklerini iyice anladın di mi dedi. Gayet kendimden emin "anladım tabi, yazdı da zaten bak" diye gösterdim. Anlamış gibiydim. Oysa şimdi yeni beslenme düzeninde ikinci günümüz ve anlaşılan bazı şeyleri önceden tahmin etmek mümkün değil.Allahtan Birgül Ablamız var J

Kahvaltı menümüz
şu:
1 tatlı ka
şığ
ı labne peyniri
1 tatlı ka
şığı pekmez
¼ yumurtanın sarısı
1 çorba ka
şığ
ı ek gıda. O da tercihen 8 tahıllı olanlardan.

Ö
ğlene sebze çorbası yapıyorum. İçine istediğim her şeyi koyuyorum. Bir tutam ıspanak, havuç,maydanoz filan. Bakalım o nasıl gidecek.

Arada yoğurt var...

Akşama da muz, armut, ceviz ve pekmezli meyve püresi.

Zorlu bir süreç, daha sabırlı olmam lazım. Farkında olmadan yemek yedirirken şarkı söylüyorum. Bir kaç gündür ''Küçük kurbağa küçük kurbağa'' dilimizde.

Altıncı Ay Doktor Kontrolü

Boy :62 cm
Kilo:7100 gr

Altıncı ay nedeniyle doktorumuz kan,idrar ve gaita testi  istedi.Ek olarak göz muayenesi oldu.Kanı gayet iyi dercedeymiş.İdrar ve gaitada da herhangi bi sorun çıkmadı.Son olarak göz doktoru göz Deniz’in gözlerinin akmasıyla ilgili bir damla verdi ve masaj yapmamızı söyledi .Esprili doktorumuz espriyi de patlattı bu,sadece annesini çok seven bebeklerde görülür dedi J Kahvaltı ve ek gıdayla ilgili bilgilerimizi de aldık çıktık.

Altıncı ay karma aşılarımızı da olduk.Ve maalesef bu sefer ateşimiz çıktı.Allahtan düşmeyen,ısrarcı bir ateş olmadı geceyi huzursuz geçirdik biraz  okadar.

Dokuzuncu aya kadar kontrol yok dedi ama ben en azından boy ve kilo ölçümü için gideceğim.

Fisher Price Türkçe Konuşan Eğitici Puppy

Ne zamandır görüyordum çok da hoşuma gidiyordu en sonunda aldım Deniz’ime.

 Puppy de,
  • 10 şarkıdan oluşan müzik bölümü olmak üzere 2 farklı bölüm bulunuyor.
  • Öğretici oyunlar bölümünde; yavru köpeğin üzerinde bulunan altı belirgin nokta eğlenceli şarkılar eşliğinde  A dan Z ye alfabeyi ,vücudun bölümlerini ve renklerini öğretiyor.
  • Şarkılar bölümü alfabe şarkısı, Renkler şarkısı, Sayılar şarkısı ve Vücudun bölümleri olmak üzere 4 eğitici gruptan oluşuyor.
  • Oyunlar bölümündeyse Baş, Omuzlar, Dizler, Ayaklar ve Kuçu kuçu, Pastacı, Mutluluk, Kulaklar, Örümcek adlı 6 adet Şarkı bulunuyor.



Deniz çok sevdi Puppy'sini :)


Kitap Bebek Deniz…








29 Aralık 2011 Perşembe

Nasıl olsun be abi sürünüyoruz…

·         Sürünmeyi öğrendik. Göbüşün üzerinde komandolar gibi yeşil halıda fiti fiti.
·         Bir haftadır ayaklarımızı emiyoruz.
·         Akrobatik hareketler yapıyoruz.
·         Ana kucağından inmemize ramak var, iki büklüm olabiliyoruz.
·         Seri halde anne baba yatağının bir ucundan ötekine döne döne seyahat edebiliyoruz.
·         Zeytinyağlı pırasa, karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, patates sebzelerini çok seviyoruz, bol  bol yiyoruz. Sebzesever anne mest:) Allah nazardan saklasın.
·          Kilo alıyoruz. Deniz, tombik yanak.
·         Anne sütü favorimiz ama emerken boş durmuyoruz. Annenin bluzünü çözüyoruz, askılarıyla oynuyoruz. İçeri biri girerse dönüp bakıyoruz.
·         İsmimizi biliyoruz. Deniiiiiiiiiz diyince dönüyoruz.
·         Biberondan su içiyoruz. Hemde bunu kendi başımıza içtik.
·         Yemek yerken kaşığı kapıyoruz. Sonra ağzımıza götürüp emiyoruz kaşığı.
·         Mandalina yedik. Emdik demek daha doğru.
·         Anne ile templolu danslar ediyoruz karşılıklı.
·         Ennneeee  diyoruz. Sanki enneyi bilinçli söylüyoruz gibi geliyor bize.
·         Tuttuğumuzu koparıyoruz. Dolapları açıyoruz, ne bulsak yapışıyoruz.
·         Daha uzun gündüz uykuları uyuyoruz. Ama uykumuz hala “kuş uykusu”. Uyanmaya heran hazır
·         Bu ilişki tekrar rütine bindi iki haftadır.
·         Gündüzleri pembe odada uyuyoruz ama yatağımızda uyumuyoruz. Son aşamada kucak istiyoruz:(
·         Her gün kaka yapıyoruz. Kakayı banyo öncesine denk getiriyoruz. Gelmezse gene banyo yapıyoruz. Hergün yapıyoruz nerdeyse.
·         Meyveye bayılıyoruz. Sevmediğimiz bir meyve olmadı henüz.
·         "Banyo" diyince anlıyoruz ve çıldırıııyooruuuzzz.
·         Babayla kanguru keyfi yapıyoruz. Baba anne gibi uyuz olmadığından dışarı çıkınca ahalinin sevmesinden hoşlanıyoruz.
·         Gezmeyi seviyoruz.
·         Cırlıyoruz. En tiz sesimizle şarkı söylüyoruz. O söyledikçe anne de söylüyor, karşılıklı cırlayan tipleriz.
·         Daha çok gülüyoruz.
·         Baba Deniz’in ayaklarını telefon yapıp konuşuyor, anne elleri telefon yapıp cevap veriyor.
·         Sabahları yatakta her iki eksende 180 derece dönmüş bulmak normalleşti.

Sevgili arkadaşlar, "rutin" denilen kelime 30 yıl çok olumsuz anlamlar taşımışken bir anda nasıl "en sevdiğimiz söz" oldu değil mi?